İçeriğe geç

Eyyam-ı Bahur lekesi gerçek midir ?

Zilhiccenin İlk 10 Günü: Saç Kesilir Mi?

Bazen insanın içinde, bazı zamanlar ise etrafında yaşadığı dünyanın her geçen gün büyüyen bir gürültüsü olur. Kayseri’de bir sokakta yürürken, aynı zamanda kendi içimde bir sessizlik vardı. O an, Zilhicce’nin ilk 10 günü ile ilgili aklımda bir soru belirdi: “Saç kesilir mi?” Hemen, sadece ruhumu değil, zihnimi de o soruyla baş başa bıraktım. Kendimi bir an, olabildiğince yalnız hissettim.

Hikayem, o gün, sokaklardan birinin kavşağında başladı. Havanın o keskin soğukluğu, Kayseri’ye has sarımsı güneşin solgun ışığı, düşüncelerimi daha da bulanıklaştırıyordu. Gerçekten bir şeylere karar verme ihtiyacı duyduğum zamanlarda, hep böyle hıçkırıklara varan bir sesle, derin bir içsel hesaplaşma başlar. O an o kadar garip bir şey düşündüm ki, hiç kimseye anlatamadım: “Zilhicce’nin ilk 10 günü saç kesilir mi?”

İçimdeki Boşluk

Zilhicce, Müslümanların takvimine göre önemli bir ay, ve her bir günü, bana geçmişimi hatırlatıyor. Ailemde büyüdüğüm değerler, bazen bana fazlasıyla ağır gelir. O yüzden bu soruyu kendime sormak, biraz kaybolmuşluğumun bir belirtisiydi. Kimse saç kesmenin haram ya da helal olup olmadığını sorgulamazken, ben neden bu kadar derin düşünüyordum? Cevap, belki de yıllardır içimde biriken duygulardı. Bazen bir şüphe, içinde derin bir boşluk bırakır.

Saçlarım, genellikle uzun olur. Yağmurlu günlerde, rüzgârda dans eden telleriyle, Kayseri’nin sert havasında kendime bir çeşit sığınak yaratırım. Ama Zilhicce’nin ilk 10 gününe, bir değişiklik yaparak, belki de ruhumu biraz rahatlatırım diye düşündüm. Belki de bu kadar karmaşık hisler, sadece bir saçı kesmekle geçecekti.

Saçımı Kesmenin Sembolü

Evet, belki saçımı kesmek, bir tür ruhsal temizlik yapmama vesile olacaktı. Ama bu kadar basit miydi gerçekten? Bir saçın, bir insanın kimliğini nasıl yansıttığını düşündüm. Saç, bazen en güçlü yönümüzdür, bazen ise ruh halimizin bir yansıması. Saçımı kesmenin, kendimi bir nebze de olsa yenilemek anlamına gelebileceğini düşündüm. Ama Zilhicce’nin ilk 10 günüydü. Ne olursa olsun, içimde hala bir kararsızlık vardı.

İslam’da, Zilhicce’nin ilk 10 günü, özellikle hac dönemine denk gelir ve bu dönemde bazı ibadetlerin öne çıktığı söylenir. Ancak saç kesimi konusu da farklı bir tartışma. Biraz araştırma yaptım. Bazı alimlere göre, bu 10 gün boyunca saç kesilmesi tavsiye edilmez. Fakat, içimde bu kadar çok his varken, bu kısıtlamalar benim için ne ifade ediyordu? Kendimi, doğru ile yanlış arasında sıkışmış hissettim. Belki de bu, sadece kendi içimde çözmem gereken bir meseleydi.

Günlüklerin Sessiz Feryadı

Bir süre sonra, o gün tuttuğum günlük aklıma geldi. Bu yazıları, içimdeki düğümün çözülmesine yardımcı olacak şekilde yazmıştım. Saçımı kesip kesmemek, bir tür ruhsal temizlik yapmak gibi bir şeydi, ama içimde bir ses hep “Bekle” diyordu. Zilhicce’nin ilk 10 günü, biraz tedirgin, biraz da merakla doluydu. Neden? Çünkü tüm o beklentiler, dualar ve vicdanımın sesi bana doğru yolu göstereceğini söylüyordu. Ama ya doğruyu bulamamışsam?

Yazılarımda hep bir şeyleri açıklığa kavuşturma çabası vardı. O an, ne kadar küçük bir şey olsa da, bir karar vermek istedim. Ama gerçekten kararsızdım. İbadetlerin özünü göz önünde bulundurmak, her bir hareketi anlamlandırmak istiyordum. Saçımı kesmek mi? Bilmiyorum, dedim. Sadece bilmek istiyorum, çünkü bu sorunun cevabı, yalnızca beni değil, içimdeki karmaşayı çözebilirdi.

İçsel Bir Yolculuk

Zilhicce, bana sorumluluklarımı hatırlatıyor; yaşadıklarım, yapmam gerekenleri, ama aynı zamanda sahip olduğum değerleri de. Kayseri’nin her köşesinde duyduğum bu geleneksel seslerin ardında bir içsel yolculuk yapıyordum. İçimde bir soru vardı: “Saçımı kesmek gerçekten bir kayıp mı olur?” Bu basit soruyu sorarken, hayatımda ne kadar çok şeyin geçtiğini fark ettim. Her bir saç telinin, bir anıyı, bir yüzü, bir duyguyu taşıdığını düşündüm. Ama yine de o kadar çok duygum vardı ki, hepsi arasında kaybolmuştum.

Zilhicce’nin ilk 10 günü bir dönüm noktasıydı. Belki de insanın ruhunun, ne kadar yoğun olursa olsun, bir gün, basit bir şeyle rahatlamaya ihtiyacı vardır. O an düşündüm: Saç kesmek, sadece dışsal bir değişim değil, içsel bir yenilikti. Ama bu yeniliği hayatta daha fazla düşünmek için değil, hissetmek için yapmalıydım.

Sonunda Bir Karar

Bir sabah, ışıkla gelen günün ilk saatlerinde, Kayseri sokaklarında yalnız yürürken kararımı verdim. Saçımı kesmeye karar verdim, ama sadece bir anlam taşımadığını biliyordum. Kendi içimdeki boşluğu sadece saçımı kesmekle dolduramayacağımı fark ettim. Belki de bu soruya verdiğim yanıt, tüm o duygularımın biriktiği yerdi. Zilhicce’nin ilk 10 günü, bana bir şey öğretti: Duygularımı anlamak, düşüncelerimi yönlendirmek kadar değerliydi.

O sabah, her şey normal görünse de, içinde büyük bir anlam taşıyordu. Saçımı kesmek, bazen en basit eylemlerin arkasındaki duygusal yolculuğa dönüşebiliyordu. Ve evet, Zilhicce’nin ilk 10 günüydü, ama belki de insan, ruhunun temizliğini dışsal bir değişimle bulabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino güncel giriş