Hangi Ülke Bizden 7 Saat Geride? Gündelik Hayattan Komik Bir Bakış
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, her anını esprili bir şekilde geçirmeyi seven, ama aslında her şeyin altını fazlasıyla düşünen biriyim. Evet, her şeyin altını… Yani bir şey düşünmek zorunda kaldığımda, bir çay içiyorum, sonra bir de “Çayda neden ‘su’ var? Su neden çaya karışıyor? Çay suyun neyi?” gibi sorularla kendimi kaybolmuş hissediyorum. Ama bu yazıda, 7 saat farkındaki ülkeden bahsedeceğim. O kadar işin içine girmemize gerek yok, yazının amacına dönelim, tabii. Şimdi “Hangi ülke bizden 7 saat geride?” sorusunun cevabına dalalım.
Saat Farkı: O Anki Psikolojik Durumumuz
Hangi ülke bizden 7 saat geride diye soran biri, muhtemelen saat farkını daha ciddi bir şekilde araştıran bir insandır. Ama benim gibi biri, bunu sorunca aklına gelen ilk şey, “Vay be, o kadar zaman önce mi yaşıyorlar?” şeklinde bir şaşkınlık oluyor. Gerçekten de, bu fark öyle bir şey ki; sanki biz zamanı biraz fazla ileri almışız da onlar hala eskiye takılı kalmış gibi hissediyorum. Hadi gelin, bu ‘7 saatlik’ zaman farkını, hem günlük yaşantıdan, hem de komik anekdotlardan örnekler vererek inceleyelim.
7 Saat Geride Olmak: Bir Yabancı Ülkede Yaşadığınızı Hayal Edin
Bir sabah uyanıyorsunuz. Baktınız telefonunuza, bir bildirim var: “Saat 11:30, dün geceki maçın skoru…” Ama siz daha yeni uyanmışsınız, hani çay içmeye, kıyafet seçmeye bile fırsat bulamamışsınız. O an, 7 saat geride bir ülkede yaşadığınızı düşünün. “Hadi ya! Ne çılgın bir dünya!” dediniz, değil mi? Tam da bu noktada, 7 saat geride bir ülkede yaşamak, zamanın bir anlamda bambaşka bir hal alması demek. İster istemez bir sorgulama başlıyor: “Acaba orada günler daha mı kısa, yoksa ben mi fazla hızlıyım?”
Peki, geriye gitmek nasıl olurdu? Şöyle düşünün: Saat 9:00’da biri sizi arıyor ve “İyi akşamlar!” diyor. Şaşkın bir şekilde bakakalıyorsunuz, “Hangi akşam?” diyorsunuz. Yani orada akşam, burada sabah olmuş bile. O kadar büyük bir zaman farkı var ki, telefonunuzu baştan savma kapatıp yatağınıza geri dönmeye karar veriyorsunuz. Bu yaşananları düşündükçe, “Acaba 7 saat geride olmak nasıl bir şeydir?” sorusu beynimi meşgul ediyor.
Saat Farkı ve Telefon Kötülüğü: “Uyanmak Çok Zor”
Bir gün sabah 7:30’da uyanmaya karar verdim. Hedefim, erken kalkıp verimli bir şekilde çalışmaktı. Ama tabii, bunu yaparken de işin eğlenceli taraflarını kaçırmak istemedim. Telefonumu elime aldım ve Instagram’a baktım. Orada bir arkadaşım, Amerikan saatine göre 2:00’yi işaret etmişti. Bunu görünce, biraz da kırgın bir şekilde yazdım: “Saat 2’de hala mı uyanıksın?”
Gerçekten bu gibi anlar insanın beynini karıştırıyor. “Bir insan geceyi sabaha kadar nasıl geçirir?” diye düşünürken, aslında bir şey daha fark ettim: Bu insanlar bizden 7 saat geride olsalar da, bir şekilde yine aynı dünyada yaşıyorlar. Bu da demek oluyor ki, bir yerlerde, 7 saat önce biri uyandığında, belki de bizim saatimize denk gelen birini arıyor. Zaman döngüsü içinde bir çılgınlık yaşanıyor, ama biz ona fark etmiyoruz. “Bu kadar değişik bir dünyada nasıl hâlâ aynı düzeni sürdürüyoruz?” diye sorarak hayatı sorguluyorum, belki de fazla düşünüyorum.
Zaman Farkı ve Bizim Günlük Rutinlerimiz
İzmir’deki sabahlarımı seviyorum. Tüm bunlar, saat farkı sorusuna odaklanırken, birden fark ettim ki ben her gün aynı şekilde sabah kahvesini alıp, güne başlıyorum. Güne başlamak, aslında 7 saat geride olan bir yerden bile olsa aynı şekilde… Hadi gelin, bir bakalım: Sabahları kalktığınızda yapmanız gereken şeyler var. Çay demlemek, kahvaltı hazırlamak, aklınızda onca şey varken, birden bir mail geliyor. “Saat 3:00, işte bizde akşam oldu.”
Evet, biraz kafa karıştırıcı bir durum değil mi? Ama 7 saat geride olan bir ülkedeki sabah da bir şekilde sabah oluyor. Bizim akşamımız onlara sabah, onların sabahı da akşam. Kendi sabah rutininizi başlatırken, başka bir kıtada birinin uyandığı saatin farkını görmek, aslında bir bakıma evrensel bir göz açma hikayesi gibi oluyor. Sabahları ya da akşamları ne yaparsak yapalım, zaman yine hep aynıdır.
Kısa Diyaloglar: Bir Arkadaş Sohbeti
Ben: “Yani bir insan, saat 11:30’da kalktıktan sonra 7 saat farkla başka bir saatte yaşıyor olabilir mi?”
Arkadaş: “Evet, bence çok kafa karıştırıcı bir şey bu. Ama düşün, ne kadar rahat olurlar. Hani, erken kalkmıyorlar, her şey daha yavaş!”
Ben: “Ama bir de o sabah saatlerini kaybetmiş oluyorsun! Nasıl uyuyabilirsin ki?!”
Arkadaş: “Kafalar rahat, işte o yüzden uyuyabiliyorlar.”
İşte tam bu noktada, 7 saatlik farkı düşündüğümde, başka bir dünya varmış gibi hissediyorum. Gerçekten, bu kadar kısa bir fark insanın hayal dünyasında bile ne kadar farklı bir algı yaratabiliyor.
Sonuç: 7 Saat Geride Olmak, Her Anı Kaçırmak
Sonuçta, 7 saat geride bir yerde olmak, bazı şeyleri fark etmek için harika bir fırsat. Bazen kendi yaşamımızın çok hızlı geçtiğini düşünüyorum. Oysa ki, her şeyin ne kadar değerli olduğunu anlamak için, belki de biraz zaman farkına ihtiyacımız var. Öyle ya da böyle, saat farkı ne olursa olsun, biz hep aynı saatte, aynı dünyada yaşamaya devam edeceğiz. Ama 7 saat geride olmanın getirdiği farklı bir perspektife sahip olmak, bir şekilde hem geçmişi hem de geleceği aynı anda yaşamak gibi bir şey.
Zaman gerçekten göreceli. Gece ve gündüz, sabah ve akşam… Tüm bunlar birbirine ne kadar yakın olsa da, çok farklı dünyalar yaratıyor. Kim bilir, belki 7 saat geride olsaydık, bir başka bizle aynı saat diliminde, aynı şekilde oluyorduk. Kimse bunun doğruluğunu bilemez, ama şunu biliyorum: Zamanla savaşamayız, ama onunla dalga geçebiliriz.